05 Ekim 2017 Perşembe, 08:49
Ayhan Zenbilci
Ayhan Zenbilci ayhanzenbilci@gmail.com Tüm Yazılar

Kısa bir özet

Sahi biz neyiz bir göz atalım…

Yıllar öncesinde yani milattan öncesine dayanır sakatlık hatta insanlıkla birlikte var olmuştur yıllar, yıllar önce kör topal çolak ahraz falan deniliyordu sonrasında 1960 yılları sanırım sakat denmeye başlandı daha az incitici olsun diye !

Hatta o kadar çok benimsenmiş olmalı ki o zamanlarda kurulan dernekler altınokta körler derneği Türkiye sakatlar derneği sonrası Türkiye sakatlar Konfederasyonu adı altında örgütlenmeye gidildi.

Sonrasın Dünya sakatlar haftası oldu Birleşmiş milletlerin kararı ile 10-16 mayıs tarihleri haftanın içinde her gün bir engel grubu ile ilgili toplantılar seminerler düzenlenir ve günün anlamı anlatılırdı.

Ve bir gün yine bir karar ile 1 HAFTA olan Sakatlar haftası 3 aralık tarihine 1 güne indirgendi ülkelerin hava koşulları düşünülmeden aralık ayının acımasız soğuklarında biz sakatları sokaklara çıkartmaya çalışan zihniyet size senede bir gün yeter dedi ve o gündür bu gündür bizim günümüz resmi olarak 3 ARALIK ama biz yinede alışkanlıklarımızdan vaz geçmeyerek mayıs ayında biz varız yaşıyoruz diye topluma haykırmaya devam ettik.

Bu arada bir sürü bir sürü uluslar arası sözleşmelere ülke olarak imza atmaktan geri kalmadık her ne kadar alınan kararları uygulamasak da biz engellilerin yanındayız mesajını vermek adına imzamızı koyduk.

2007 tarihinde engelli hakları sözleşmeye taraf olunduktan sonra 2009 yılında sözleşmeye imzayı attık ancak yıl 2016 ne değişti diye sorarsanız ne değişmedi bakalım.

Çağımıza uygun meslek tanımlamaları yapılmadı

Fiziksel manada sorun komisyonlara havale edilerek askıya alındı

Eğitimde fırsat eşitliği sağlanamadı

Sosyal hayata uyum alt yapısı oluşturulmadı

Toplu taşıma araçları uygun hale getirilmedi(kısmen yapılanlar hariç)

BM sözleşmesindeki her vatandaş ülke içinde devletin hizmetlerinden eşit yararlanır maddesi havada kaldı.

5378 sayılı engelliler kanunda olan ve 7 yıllık geçiş süresi verilen hatta ek 3 yıl süre alan maddesi mekanların erişilebilirliği sağlanamadı. Yine bir kısım binalardaki uygun olmayan düzenlemeler hariç.

Devlet kendi söküğünü dikmeden özel sektöre yaptırım uygulamaya çalıştı ters tepti.

Biz ne diyoruz…

Özel sektöre teşvik verin diyoruz tıpkı istihdam alanında verdiğiniz gibi teşvik verin.

Özel sektör  işletmelerinde engelli bireylerle ilgili düzenleme yapacaksa kolaylıklar sağlayın vergiden düşürün karşılıksız kredi verin araçlarda yakıt teşviki verin yani bir şeyler verin ki işletme sahipleri engelli hizmetlerini sırtında kambur olarak görmesin yani kısaca bu iş ceza ile olmaz işte görüyoruz bazı iş yerleri ben ceza ödemeye razıyım diyerek çalıştırmıyor ya da ceza neyse kesin ben düzenleme yapamam zaten vergi yükünün altında 

altında eziliyorum diyor haklı olarak.

Yani kısaca DEVLET BABA bana nasıl hitap edeceğin önemli değil aslında sakat engelli özürlü bunlar sadece kafa karıştırır her vatandaş gibi bana da bir nüfus cüzdanı verdin orada adım soyadım yazılı bana ismimle hitap edebilirsin, bana ne dediğin değil benim hayatımı ne kadar kolaylaştırdığına bakarım ben.

Benim ulaşım sorunum bir kişinin iki dudağının arasına sıkışmasın kanun çıkarttıysan uymayanları cezalandır.

Okullara gidemiyorsam cezalandır sorumlularını siyasi kimlikleri ile korumaya alma idareciler mazeret üretmesinler binamız kiralık zaten taşınacağız para istedik göndermediler genel müdürlük bütçe vermiyor gibi masalları duymak istemiyoruz artık ne olur DEVLET BABA bizi oyalama artık bizim sabrımız bitti biz artık şarkı söylemek istiyoruz dinlemek değil.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: